Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Atatürk´ün varligi Türk tarihinin en karanlik günlerinde güclü bir isik olarak belirirken, O´nun aydinligina kosan mutlu kisiler sayiliydi. Bu sayili kisilerdir ki, Türk ulusunun kurtulusunun, düsmüs oldugu tarihi cikmazdan siyirabilmesinin yollarini O´nun arkasindan gitmekte görmüs o´nun cevresinde halkanarak Kurtulus Savasi´nin ve devrimlerimizin basarilmasinda büyük hizmetlerde bulunmuslardir.
„ Dimdik erkek yapili bir gövde, sasmaz bir agirbaslilik, genis alninda birkac keskin cizgi, cogu kez ciddi ve sert, insani teslim alici bir cift celik mavisi gözün sari mavi yesil isiklarla aydinlattigi yüz…
Sakin durmayan güc uyumlu kaslar, bir heykel güzelligi tasiyan ince yapili eller, fikirler kaynagi efsanevi bir bas ki, yanardaglarin tepesi gibi tasidigi atese ilgisiz…
Teni acik renkli günesten yanmis…Elmacik kemikleri tunc sertligi ile cikkin… Gövdesi, kurulmus bir yay gibi her an harekete hazir, agzinin temiz kesilmis cizgisi ve cenesi kararlarinin kesinligini göstermekte.
Sacinin rengine uygun ve ayni madendenmis gibi cinlayan altin sesiyle konusurdu. Konustugu zaman güzel, söyledigi zaman cok güzel, anlattigi zaman olaganüstü güzeldi.
Duygulari, konusurken degil, susarken kendini gösterirdi. Duru bir bellek, keskin bir dikkat alisikligina sahipti. Görkemli iradesi ölcülü bir atilganlikla süslü idi.
Kapali bir gök altinda büsbütün kapali bir gecede, bir yildirim isiginda nasil birdenbire bir denizin enginligi seyredilebilirse, öfke aninda da onun ruhundaki enginligi seyretmek öylesine olanakli idi.
Seninle olmanın en güzel yanı ne biliyor musun?
Elin elime değmeden avuçlarımı terleten sıcaklığını taa içimde hissetmek.
Seninle olmanın en kötü yanı ne biliyor musun?
''Seni seviyorum'' sözcüğü dilimin ucunu ısırırken her konuşmamızda boş yere saatlerce havadan sudan söz etmek.
Seninle olmanın en heyecanlı yanı ne biliyor musun?
Aynı şeyleri seninle aynı anda düşünmek birlikte ağlamak gülmek. Ve buradayken bile seni çılgınca özlemek...
Seninle olmanın en acı yanı ne biliyor musun?
Seni hiç tanımadığım bir sürü insanlarla paylaşmak.
Senin yanında olan, seninle konuşan herkesi çocukça kıskanmak.
Seninle olmanın en mutlu yanı ne biliyor musun?
Tanıdık birileriyle karşılaşma tedirginliği ile yollarda yürümek yan yana...
Elimdeki şemsiyeye inat yağmurda ıslanmak birlikte.
Elimde kır çiçeğiyle seni beklemek... Aynı mekanlarda aynı yiyecekleri yemek.
Seninle olmanın en romantik yanı ne biliyor musun?
Sensiz gecelerde sana söyleyemediklerimi yıldızlara aya anlatmak...
Okuduğum kitabın sayfalarında dinlediğim şarkıların türkülerin şiirlerin her mısrasında
seni bulmak.
Seninle olmanın en zor yanı ne biliyor musun?
Seni kaybetme korkusuyla hayatta ilk kez tattığım o tarifsiz duygularımı umut
denizinin ortasında küreksiz bir sandala hapsetmek.
Sevgili yerine yıllarca dost kalmayı başarmak.
Yalın ayak yürümek bıçağın en keskin yerinde.
Kanadıkça tuz yerine gözyaşlarımı basmak yüreğime.
Seninle olmanın tek yan etkisi ne biliyor musun?
Nereden bileceksin?
Sen benimle hiç olmadın ki. Olsaydın avuçlarım terlemezdi...
Isırmazdım dilimin ucunu... Özlemezdim seni yanımdayken.Kıskanmazdım.
Korkmazdım yollarda yürümekten. Islanmazdım yağmurlarda...
Yıldızlara aya dert yanmaz, böyle her şarkıda sarhoş olmazdım.
Korkmazdım seni kaybetmekten ayaklarım kan revan atlardım sandaldan denize...
Ve her kulaçta haykırırdım seni..
Ama sen hiç benimle olmadın ki...
YA AKLIN BAŞKA YERLERDEYDİ YA YÜREĞİN.........
Get your own Chat Box!Go Large!
Bu gece bundan sonra peşpeşe gelecek bir dizi kandillerin; Miraç ve Beraat kandillerinin, on bir ayın sultanı Mübarek Ramazan ayının ve Kadir Gecesi'nin de habercisidir. Bu sebepledir ki Regaip Kandili'nde manevî gücümüz artacak, kalplerimiz huzur bulacaktır. Hayırlı kandiller.